YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12151
KARAR NO : 2012/3485
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (istirdat) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalıdan aldığı inşaat malzemeleri karşılığında davalıya 22.449,50 TL borçlandığını, davacının borcun bir kısmını nakit olarak ödediğini, geri kalanı için davalı … emrine düzenlenen 30.06.2010 tarihli 4.000 TL bedelli, 31.07.2010 tarihli 4.000 TL bedelli ve 31.08.2010 tarihli 3.900 TL bedelli çeklerin verdiğini, davacının verdiği çekler karşılığı 11.900 TL’yi çalışanı olan … ’nin davacı adına davalının kardeşi …’e ödediğini, davalının davacının verdiği çeklerden 30.06.2010 tarihli çeki geri vermediğini belirterek bu çek dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 31.06.2010 tarihli 4.000 TL bedelli çekin başka bir hukuki ilişki sebebiyle davalıya verildiğini, bedelin ödenmediğini, … ’nin 2009 yılı içinde … Ltd.Şti.’nde mimar olarak çalışıp oradan maaş aldığını, … ’nin aynı zamanda davacı şirket yetkilisi olduğunu, 01.06.2009 tarihli ödeme makbuzunun … ’nin … isimli şirket adına yaptığı ödemeye ilişkin olduğunu, … isimli şirketinde davalı ile iş yaptığını, ödeme makbuzunda bunun açıkça belirtildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının tespit davası olduğu, yargılama sırasında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması nedeniyle çek bedelinin ödenmesi ile istirdat davasına dönüştüğü, bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan tahsilat makbuzu fotokopisi dikkate alındığında davacı tarafın ödeme iddiasını ispatlayamadığı, alacak miktarı göz önünde bulundurularak davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafın davalıya yemin teklif ettiği, davalının davacının iddia ettiği vakıaların doğru olmadığı hususunda yemin ettiği, HUMK 351.madde gereğince yeminin taraflar açısından kesin delil oluşturduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.