Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1891 E. 2012/8553 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1891
KARAR NO : 2012/8553
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili; taraflar arasında kurulan ticari ilişki nedeniyle davalının davacıdan emtialar satın aldığını, alınan bu emtialar nedeniyle davacı şirket tarafından davalıya faturalar düzenlendiğini, teslim edilen bu faturalara davalının bir itirazının olmadığını, davalının bir kısım faturalar karşılığı olarak alacağın 40.604,00 TL’lik kısmını ödemediğini, bunun üzerine davalı şirkete ihtarname keşide edilerek bakiye borcun faturada belirtilen vade farkı ile beraber ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin ihtarnamenin keşidesinden sonra yalnızca 1.887,37 TL ödemede bulunduğunu, bakiye 38.717,15 TL’yi ise ödemediğini, bunun üzerine Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4226 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin açılmasından sonra davalı şirketin banka kanalı ile 12.03.2009 tarihinde 2.760,30-TL daha ödemede bulunduğunun fark edildiğini, aleyhine yapılan bu icra takibine davalı şirketin kısmi itirazda bulunduğunu ve borcun 20.262,31-TL’sinin kabul edildiğini, davalının 12.03.2009 tarihindeki ödemesinin de dikkate alınması durumunda, davalının 15.694,54 TL asıl alacak ile 842,10 TL işlemiş faize yapmış olduğu kısmi itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek borçlunun kısmi itirazının iptali ile takibin itiraza uğrayan 15.694,54 TL asıl alacak ve 842,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.536,64 TL yönünden devamına ve %40 az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 04.10.2007 yazılı satın alma sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi çerçevesinde yürütülen bir ilişki olduğunu, davalı şirketin davacı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını, davacının cari hesap kat edilmeden ödeme talep etmesinin sözleşme hükümlerine ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme yapıldığından yıl bazında olan bu sözleşmeler gereğince dönem sonunda hesap mutabakatının yapılması ve cari hesabın kat edilmesinin yasa gereği olduğunu, davalının icra takibinde belirttiği gibi takip tarihi itibariyle 20.262,31 TL borçlu olduğunu ve bu tutarı da ödediğini, bakiye asıl alacak tutarı 18.454,84 TL ile işlemiş faiz tutarı 842,10 TL’ye itiraz edildiğini, davacı tarafın cari hesap kat edilmeden faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın fahiş faiz talep ettiğini, davacı şirketin davalı şirkette iade konusu mallarının bulunduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine % 40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen 21/09/2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; akdedilen sözleşmenin hükümleri dikkate alındığında taraflar arasında delil sözleşmesi yapılmış olduğu, sözleşme gereği öncelikle tarafların üçer aylık dönemlerde hesap mutabakatı yapması, mutabakat yapılmadığı takdirde ise … Mağazacılık A.Ş.’nin defter ve kayıtlarının kesinlik kazanacağının öngörüldüğü, aynı şekilde mal iadelerinde de Kiler Mağazacılık A.Ş.’nin stok ve kayıtlarının geçerli olacağının kabul edildiği, buna göre yanlar arasında sözleşmenin 4. maddesi kapsamında bir hesap mutabakatı yapıldığının davacı yanca kanıtlanamadığı, bu nedenle uyuşmazlığın delil sözleşmesi uyarınca davalı … A.Ş.’nin ticari defter ve kayıtlarına göre çözümlenmesi gerektiği, davalının açılış ve kapanış tasdikini içerir, usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesinde uyuşmazlık halinde davalı tarafın defter ve kayıtlarının kesin delil mahiyetinde olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart delil sözleşmesi mahiyetindedir. Buna göre davalının defterlerindeki kayıtlar ve bunların dayanağı olan iade faturaları ile teslim belgeleri getirtilip birlikte değerlendirilerek bu belgelerin kayıtları doğrulayıp doğrulamadığı konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.