Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6327 E. 2010/13115 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6327
KARAR NO : 2010/13115
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı diğer istemlerinin yanında ortak alandaki otoparka girişi engeleyen ve davalı tarafça yapılan kilitli zincir sistemi ve bağlantı borularının kaldırılmasını, ayrıca 09.02.2008 günlü toplantıda alınan kararın 5 ve 6 no’lu bentlerinin iptalini istemiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin 4/5’nin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Aynı Yasa’nın toplantı yeter sayısını düzenleyen 30. maddesinin birinci fıkrasında kat malikleri kurulu, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası ile toplanır ve oyçokluğu ile karar verir hükmü yeralmaktadır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu anataşınmazın kat malikleri kurulunca alınan ve iptali istenen 09.02.2008 tarihli karara 27 kat malikinden 12’sinin katıldığı, toplantı ve karar yeter sayısı mevcut olmadan iptali istenen kararların alınmış olduğu anlaşılmıştır. Yasanın yukarıda değinilen hükümleri dikkate alınarak 09.02.2008 günü yapılan kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararlardan 5 ve 6 nolu bentlerdekiler ile ilgili toplantı ve karar yeter sayısı bulunmadığından iptaline, ayrıca ortak yerlerde yapılmış olan zincir germe şeklindeki tesisatın boruları ile birlikte kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu konudaki istemlerin de reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.