Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5374 E. 2012/10722 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5374
KARAR NO : 2012/10722
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu … marka … 200 … tipinde 2007 model lastik tekerlekli traktörü … Finansal kiralama vasıtası ile davalıdan satın aldığını, söz konusu traktörün imalatından kaynaklanan hatalar nedeniyle pek çok kez arızalandığını, bir kısım parçalarının ise davalı tarafından değiştirildiğini, en son olarak traktörün aks mili ve buna bağlı bazı parçalarda arıza meydana geldiğini, davalının garanti sözleşmesine rağmen arızayı gidermediğini belirterek 3.667,00 YTL hasar ve iş kaybı bedeli ile tespit işlemi için yapılan harcama bedeli için 24/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, tespit masrafı olan 422,40 YTL’nin tespit tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görevli ve yetkili mahkemeye açılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre taraflar arasındaki ihtilafa tüketici yasası hükümlerinin uygulanacağı ve davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Amaç” başlıklı (1.) maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı (2.) maddesinde “Bu kanun 1.maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, “Tanımlar” başlıklı (3.) maddesinin “e” bendinde; “tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı Yasa’nın 23.maddesi, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Dava finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan tarım arazilerinin tesviye işinde kullanılan traktörün sık sık arızlanması nedeniyle oluşan hasar ve iş kaybının tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın niteliği gereğince davacının tüketici kapsamında düşünülemeyeceği ve davaya genel mahkemelerde bakılması gerektiği gözetilmeden, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.