Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/10928 E. 2012/12437 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10928
KARAR NO : 2012/12437
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim öğretim giderlerinden kaynaklanan
115.442,19 USD alacağın ve 57.721,10 USD cezai şartın faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içerisinde bulunan ve … 16. Noterliğince 30.09.1993 gün 57525 yevmiye numarasıyla düzenlenmiş olan yüklenme senedinin 2. maddesinin (h) ve (j) bentlerine göre; yükümlü … tarafından çalışmalarını tamamladıktan sonra …’ca verilecek görevi kabul etmediği takdirde kendisine eğitimi boyunca yapılmış olan bütün giderleri %50 fazlasıyla birlikte ödeyeceği taahhüt edilmiştir. Bu sebeple; yükümlüye yapılan masrafların cezai şartına ilişkin istemle ilgili olarak Borçlar Yasasının 161/son maddesi uyarınca makul oranda bir indirim yapılması gerektiği düşünülmeden asıl alacağa %50 oranında cezai şart uygulanması suretiyle davalıların borcunun belirlenmesi,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre (HUMK’nun 74.md.); Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, bu taleplerden fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, ancak faizin hangi tarihten itibaren talep edildiğini belirtmemiştir. Taraflar arasındaki yüklenme ve kefalet senetlerinde de faizle ilgili bir hüküm mevcut değildir. Bu durumda mahkemece söz konusu alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, talebin aşılması suretiyle alacağın dava tarihine kadar işlemiş faizine de hükmedilmesi ve ayrıca hüküm tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 121/son (818 sayılı Borçlar Kanununun 104/son) maddesine aykırı bir biçimde faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde asıl borç miktarı ile bunun işlemiş faizinin toplamına dava tarihinden itibaren ayrıca işleyecek yasal faize de hükmedilmiş olması,
3-Dosya içerisinde bulunan … 5. Noterliğinin 04.10.1993 tarih ve 44341 yevmiye nosu ile onaylanan kefalet senedine göre, kefiller … ve …, “taahhüdün ihlali halinde yükümlünün İSAM’ın burslu elemanı olarak yurt içinde geçireceği süre için yıllık 8000 Dolar, yurt dışında geçireceği süre için ise yıllık 8000 Dolar ile yükümlü için yapılacak diğer tüm masrafların %50’ye kadar olan kısmı”na kefil olmuşlardır. Bu durum karşısında, yükümlüden tahsiline karar verilen alacak miktarından, kefillerin kefalet limitleriyle sınırlı olarak yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, infazda tereddüt ve fazladan tahsilata sebebiyet verecek şekilde, hesaplanan kefalet miktarının davalı kefillerden ayrıca tahsiline karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.