YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14670
KARAR NO : 2013/2209
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile birleşen … şirketinin davalıdan olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını bildirerek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; … şirketinin ünvan değiştirdikten sonra davacı şirket tarafından devir alındığı, devir alınan bu şirketin davalıya 20.000 TL havale gönderdiği, davalı defterlerinde davalı ile … şirketi arasındaki açık hesap ilişkisinin 17.01.2008 tarihinde sıfır bakiye olarak gözüktüğü, bu tarihten sonra mal alım satımı olmadığı, davacı şirketle birleşen … şirketinin davalıya 05.09.2008 tarihinde dava konusu tutarı banka yoluyla havale ederek ödediği, davalının havale edilen tutarın nedenini izah edemediği, davacının takip tarihine kadar 320 TL işlemiş faiz talep edebileceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 20.000 TL asıl alacak, 320 TL işlemiş faiz olmak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16515 sayılı dosyasında yapmış olduğu takibinde, takip dayanağı olarak 19.10.2010 keşide tarihli ihtarname ve bakiye alacağı göstermiş, itiraz üzerine de bakiye alacakları olduğunu bildirerek işbu itirazın iptali davasını açmış, açılan davanın yargılama aşamasında ise, alacaklarının T.C. … Bankası A.Ş. Merkez Şubesinden EFT ile gönderilen paradan kaynaklandığını bildirerek anılan havale dekont örneğini dosyaya ibraz etmiştir.
Davalı yan iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini bildirdiği gibi, gönderilen havalenin alacaklarına ilişkin olduğunu savunmuştur.
Kural olarak havale bir borcun ödenmesine yönelik olarak yapılır. Dosya içerisinde mevcut banka havale dekontunda alacaklı olarak davalı şirketin adı yazılıdır. Bu durumda anılan dekont ile gönderilen bedelin borç olarak verildiği iddiasını, bir başka deyişle açıklanan kuralın aksini iddia eden davacının kanıtlaması gerekir.
Mahkemece anılan bu yön gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.