YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4165
KARAR NO : 2011/7087
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin g bendi hükmü gereği arsalarda emsal alınacak taşınmazların özel amacı olmayan satışlara ait olması zorunluluğu vardır. Bilirkişi raporlarında somut emsal alınan 133 ada 2 parsel sayılı taşınmaza satışı … Organize Sanayii tarafından … Kredi Finansal Kiralama Anonim ortaklığına yapılan bir satış olup gerek satıcısının davalı … Sanayii olması gerekse bankaya yapılan satış olması nedeniyle özel amaçlı olduğu anlaşıldığından bu emsale dayalı olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuş olması,
2-Dava konusu taşınmazın değerlendirme (dava) tarih ve somut emsalin emsal alınan satış tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak dava konusu taşınmazın kadastro, emsalin ise imar parseli olduğu anlaşıldığı takdirde dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin 2. fıkrası gözetilerek düzenleme ortaklık payına karşılık bir indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
3-2942 sayılı Yasa’nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerini de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığından 2008 yılı itibarıyla getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.