YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11783
KARAR NO : 2012/3555
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine İzmir 16.İcra Müdürlüğünün 2006/5813 sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, icra dosyasının yenilerek 2008/7585 numarasını aldığını, 21.11.2008 tarihinde müvekkili ile davalı alacaklı vekilinin toplam borcun 4.200 TL olduğu hususunda anlaştığını ve buna göre toplam 3.060 TL ödeme yapıldığını, ödemeler devam ederken alacaklı vekilinin dosyada artık görevli olmadığını, alacaklının bizzat kendisinin müvekkili ile irtibat kuracağını söylemesine rağmen bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin kime ödeme yapacağını bilemediğini ve 2011/725 numarasını aldığını, kalan 1.140 TL borcun da icra dosyasına ödenmesine rağmen davalının haciz işlemi yaptığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı borçlunun ödeme emrindeki miktarı kabul ettiği ancak icra aşamasında fazla tahsilat yapıldığını iddia ettiği, hal böyle olunca menfi tespit davasının konusunun bulunmadığı, fazla tahsilat iddiasının İİK 361.maddesine göre icra dairesinde çözümlenmesi, istenen sonuç alınamadığı takdirde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulması gerektiği gerekçeleri ile ödeme emrindeki miktarda çekişme olmadığından konusu bulunmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; İİK’nun 72.maddesine göre açılan menfi tespit davası olup, iddianın kanıtı olarak “Anlaşmadır” başlıklı bir belge dosyaya sunulmuştur. Bu durumda mahkemece anılan bu belge hakkında davalı tarafın isticvabı yoluna gidilerek gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olayda uygulama yeri bulunmayan İİK’nun 361.maddesi gerekçe gösterilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.