Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/15234 E. 2013/2293 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15234
KARAR NO : 2013/2293
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili ile davalının dava dışı … Plastik adi ortaklığında yönetimde iken müşterilerden satıma konu mal bedellerinin peşin olarak alındığını ve malların peyder pey teslim edildiğini ve karşılığında müşterilere teminat olarak bono verildiğini, müvekkilinin adi şirketten ayrılmasına ve teminat olarak verilen dava konusu bononun şirkete iade edilmesine karşın davalı yanca sonradan doldurularak icra takibine konu edildiğini, bononun bedelsiz olduğu gibi 10.08.2004 tanzim 10.10.2009 vadeli 20.000.000 TL bedelli bononun 20.000.000 YTL üzerinden de icra takibine konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu bonodan ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve Tokat İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/207-332 E.K sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 10.08.2004 tarihinde düzenlenen bahse konu bono üzerinde yazılı olan miktarın 20.000.000,00 TL. olarak yazılı görüldüğü, daha sonra 31.01.2004 tarih ve 25363 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve 5083 nolu Kanuna göre 01.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Lirası’ ndan altı sıfır atılması nedeni ile söz konusu bonoda yazılı olan miktarın 20,00 TL değerinde olduğu, bu haliyle söz konusu bono nedeni ile ancak bu miktar üzerinden borçlu olunduğu ve icra takibi yapılabileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne bonoya dayalı icra takibinden dolayı davacının davalıya 20,00 TL asıl alacak, 4,83 TL bu alacağın ferileri olmak üzere 24,83 TL borçlu olduğunun, kalan kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, teminat olarak verilen ve bedelsiz olan icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı, davacının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, Tokat İcra Hukuk Mahkemesi’nin dava dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Tokat
İcra Hukuk Mahkemesi dar yetkilidir ve icra mahkemesince verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Geniş yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan menfi tespit davasında tarafların iddia, savunma ve delilleri üzerinde durulup tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.