YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11477
KARAR NO : 2012/3670
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı … Ltd.Şti arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak borçlu şirkete, davalının verdiği ipotek ile kredi kullandırıldığını, 03.10.2008 tarihli ve 10155 yevmiye nolu ipoteğe ilişkin resmi senedin Şartlar başlığı altında 1. madde uyarınca davalının aynı zamanda ipotek limiti tutarında söz konusu kredi sözleşmesine müşterek borçlu-müteselsil kefil olduğuna dair beyanının bulunduğunu, alacağın zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı-borçluya ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında yapılan ilamsız icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, verilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, müvekkilinin kendi taşınmazını borçlu şirket lehine ipotek verdiğini, 3.şahısların borçlu lehine ipotek verdiği durumlarda şahsen değil; ayni sorumluluğun söz konusu olacağını; müvekkilinin kredi sözleşmesi ile hiçbir şekilde borcu yüklenmediğini, kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; ipotek resmi senedinin 1.maddesinde, “…… tarafından … Ltd.Şti lehine açılmış veya açılacak her türlü kredilerden… doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının ve bunların faiz ve gider vergisi ile … karşılamak üzere azami 180.000,00 TL için … ipotek limiti tutarında .. müşterek borçlu müteselsil kefil olduğumu kabul ve beyan ederim…” hükmü karşısında, davalının Genel kredi Sözleşmesinin de kefili olduğu ve takip talebinin bu limiti aşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.