Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10068 E. 2010/14339 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10068
KARAR NO : 2010/14339
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
I-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 14. maddesinin beşinci fıkrasında; idare tarafından bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyede karşı açılan davaların görülmesi sırasında, taşınmaz malın gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığı takdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da dahil edilmek suretiyle devam edileceği hükmüne yer verilmiştir. Yasanın belirtilen hükmü uyarınca davalılardan …’ın mirasçılarının yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması,
II-Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulları, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise bilirkişi kurullarınca –taşınmazın sulu ya da kuru niteliğine göre- münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını içeren veri cetvelleri Tarım Müdürlüğünden getirtilip, değerlendirmenin bu verilere uygun biçimde yapılması ilkesi benimsenmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan Yasa maddesi ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, öncelikle bilirkişi kurulunca değerlendirmeye esas alınan zeytinin değerlendirme tarihi (2008 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını gösteren veri listesi İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilerek veri cetvellerine göre (ortalama değerleri esas alan) hesaplama yapan ek rapor alınması ve buna göre karar verilmesi gerekirken 2007 yılı veri cetveli esas alınmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
2-Davacı idare (TEİAŞ) kamulaştırmayı 2942 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde kendisi yapmış olduğuna göre kamulaştırmaya konu edilen hakkın niteliği gözetilerek davacı idare (TEİAŞ) adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tescile hükmedilmesi,
3-Dava konusu taşınmaz üzerinde Ziraat Bankası lehine ipotek tesis edildiği tapu kaydından anlaşıldığı halde bunun kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bir nolu bozma nedeninde açıklanan eksikler giderildikten sonra bilirkişi kurulundan diğer bozma nedenlerindeki hususları da karşılayan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.