Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/15720 E. 2013/2429 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15720
KARAR NO : 2013/2429
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın alan davalının, fatura bedelleri olan 125.834,40 TL’yi ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik borçlunun 55.000,00 TL’lik itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, tek başına fatura tanzim edilmesinin borç doğurucu bir işlem olmadığını, davacıdan alınan 930 adet kapı bedelinin ödendiğini, diğer kapıların dava dışı … Dekorasyon A.Ş’den temin edildiğini, davacıdan temin edilen kapıların çoğunun eksik ve kusurlu olduğu gibi faturaların pahalı kapı fiyatından düzenlendiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, 27.09.2011 tarihli dilekçe ile alacak miktarını 55.000,00 TL artırarak dava değerini 110.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalı tarafından takibe tamamen itiraz edilmiş ise de, usulüne uygun tutulmuş kendi defterleri ile davacıya 17.702,96 TL borçlu olduğunun belirlendiği, davacı defterlerinin ise usulüne uygun tutulmadığı gibi fatura ve teslimatların gerektiği gibi belgelenemediği, takipte kısmen haklı olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmayıp, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava, satılan mal bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, taraflar arasındaki alacak – borç ilişkisini açıkça ortaya koyamayan ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bir rapordur. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişiden iddia ve savunma çerçevesinde davacı vekilinin rapora itirazları da gözetilerek tüm deliller birlikte irdelenip, değerlendirilmek suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine,07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.