Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13449 E. 2013/3477 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13449
KARAR NO : 2013/3477
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, BK.’nun 73. maddesi gereğince takibin yetkili icra dairesinde yapıldığını, davalının müvekkilden yaptığı alışverişe ilişkin fatura kesildiğini, kesilen faturaya göre müvekkilinin alacağının 10.456,09 TL olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; ikametgahı olan Emirgazi icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş ve davacı ile en son 11.09.2008 tarihinde ticari ilişkisi olduğunu, almış olduğu yemlerin parasını ödediğini, hesap ekstreleri incelendiğinde 10.08.2008 ve 24.10.2008 vadeli senetlerden kaynaklanan bir hatanın olabileceği kanaatinde olduğunu, zira bu iki senedin ödendiğine dair davacıya faks çekerek sözkonusu iki senedin adresine gönderilmesini talep ettiğini, davacının daha sonra kötüniyetli olarak sözkonusu ödenmiş senetlerin bedelini kendisinden talep ettiğini, faks çekilmesi nedeniyle davacının göndermediği iki adet senetten vazgeçip, daha sonra fatura ve hesap ekstrelerine dayanarak tahsilat yapmaya çalıştığını, ayrıca davacının ayıplı mal göndermesi nedeniyle aralarında ihtilaf olduğunu, davacının 45 torba ayıplı mal yerine yeni mal göndermediğini ve bunun bedeli olan 1.456 TL’yi de mahsup etmediğini, davacının talep ettiği bedelin 1.456 TL’lik kısmına da bu yönden itiraz ettiğini, davacıya borcu olmadığını belirterek, davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı tarafından akdi ilişki reddedilmeyip, ödeme iddiasında bulunulması nedeniyle BK.’nun 73. maddesi uyarınca para borcunun götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra mahkemesinde takip başlatılarak dava açılmasında yasaya aykırı yön görülmediği gerekçesiyle 01.06.2010 tarihli ara karar ile yetki itirazının reddine karar verilmiş, 07.10.2011 tarihli son bilirkişi raporuna göre taraf defterlerindeki kayıtların birbirini teyit etmediği, bu durumda her iki tarafın defterlerinin sahibi lehine tek başına delil oluşturmadığı halde her iki tarafın defterlerindeki aleyhlerine kayıtların sahibi aleyhine delil teşkil ettiği, davacı defterlerine göre takip konusu edilen 10.456,09 TL dışında alacak kalmadığı, buna göre davacının alacağının bu tutardan daha fazla olamayacağı, davalı defterlerinde yer alan ancak davacı defterinde kayıtlı olmayan 10.200 TL tutarındaki ödeme ise ispatlanmadığından davacı aleyhine ispatlanmış
kabul edilemeyeceği, buna karşılık davalı defterlerine göre hala davalının davacıya 136.132,35 TL tutarında borçlu olduğu, bu kaydın davalı aleyhine delil oluşturduğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Adana 1.İcra Müdürlüğü’ nün 2010/2975 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın % 40′ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.