YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8097
KARAR NO : 2012/424
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkili şirketin mülkiyeti davalı … Otomotiv Petrol Ürünleri Tur. İnş. Nak. Hpr. Mar. San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait … parsel sayılı taşınmazda 16.03.2007 tarihli 15 yıl süreli intifa hakkı sahibi olup yine aynı şirketle aralarında bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı …’ın ise taraflar arasında yapılan protokolde garantör olarak imzasının bulunduğunu, Rekabet Kurulunca 2002/2 nolu dikey anlaşmalara ilişkin yayımlanan grup muafiyeti tebliği ile bayilik sözleşmelerindeki grup muafiyetinin 5 yıllık süreyle sınırlandırıldığını, bu durumda müvekkili şirketin 13.11.2011 tarihine kadar muafiyetten yararlanabileceğini, davalılara kurulan intifa karşılığı intifa bedeli ve bayilik hizmet bedelinin ödendiğini ancak yasal zorunluluk nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin muafiyet süresini aşan kısmı itibari ile geçersiz hale gelmesi nedeniyle bu dönem bakımından edimlerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesinin gerektiğini ileri sürerek davalılardan … Otomotiv Petrol Ürünleri Tur. İnş. Nak. Hpr. Mar. San. Tic. Ltd. Şti.’ye ödenen intifa bedelinden kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen 1.033,77 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, ayrıca bu bedelin dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı sürede elde ettiği semerelerin karşılığı 697,57 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalı … Otomotiv Petrol Ürünleri Tur. İnş. Nak. Hpr. Mar. San. Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline ve ödenen bayilik hizmet bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen 476.606,97 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine bu bedelin dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı sürede elde ettiği semerelerin karşılığı 352.277,24 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ticari bir iş olmadığından bahisle davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek iş bölümü itirazında ve zamanaşımı def’inde bulunmuş, ayrıca rekabetin korunması hakkındaki kanun ve dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyeti tebliği gereğince 18.09.2005 tarihinden sonra yapılacak akaryakıt bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşme ekinde yer alacak ek sözleşme sürelerinin 5 yıl olması
gerekeceğini, davacı şirket ile yapılan 13.11.2006 tarihli ve 5 yıllık süre için imzalanan bayilik sözleşmesinin süresinin dolmadığını, yine 16.03.2007 tarihinde kurulan intifa hakkının da henüz süresinin dolmadığını ve halen geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli kararının tarafların 18.09.2010 tarihinde rızaen anlaşarak yeni bir sözleşme yapmasına engel olmadığı, sözleşmesi uzun süreli olan tarafların başvurusu üzerine bu konuda Rekabet Kurulu’nun 2009/1-59 dosya 09034-798201 karar sayılı ve 05.08.2009 tarihli kararında da tarafların müzakere ederek mevcut sözleşmeleri sonlandırmak suretiyle 5 yılı aşmayacak şekilde yeni işleticilik sözleşmesi ve bu süreye uyumlu olarak yeni intifa sözleşmesi akdedebileceklerinin ve her iki tarafın da rızası olmaksızın herhangi bir sebeple uzatılmaya zorlanması halinde 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi çerçevesinde işlem tesis edileceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcından beri geçersiz hale gelmesi ve batıl olmasının söz konusu bulunmadığı, Rekabet Kurulu kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olan grup muafiyetinden yararlanamamak olduğu, bu durumda bayilik ve intifa sözleşmeleri ayakta iken sebepsiz zenginleşme nedenine dayanılarak talepte bulunulmasında hukuki yararın olmadığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti taktir edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.