Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/8282 E. 2012/428 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8282
KARAR NO : 2012/428
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile davacı banka arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi ile davalıya kullandırılan kredi kartından doğan borcun davalıya gönderilen kat ihtarnamesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı banka lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış ancak duruşmadaki beyanında aynı alacağa ilişkin birden fazla takip yapıldığını ileri sürerek söz konusu icra takiplerini bildiren listeyi sunmuş, ayrıca davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının toplam borçtan sorumlu olduğu, davacı bankanın alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı-borçlunun Çorlu 2 İcra Müdürlüğü’nün 2009/12570 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 13.036,77-TL asıl alacak, 1.936,58-TL işlemiş faiz, 96,83-TL BSMV ve 58,55-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 15.128,73-TL üzerinden devamına, davalı tarafından takibe haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içinde davalı vekili tarafından sunulan 18.10.2010 tarihli dilekçe ile davalı aleyhinde başlatılan icra takipleri bildirilmiş ise de söz konusu icra dosyaları mahkemece celbedilerek davalının bu iddiasının incelenmemesi yerinde görülmemiştir.
2- Ayrıca, alınan bilirkişi raporu da eksik olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, HUMK’nın 287. (6100 sayılı HMK’nın 193/1) maddesi anlamında yazılı delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu düzenleyen Kredi Kartı Sözleşmesinin 42. maddesi gereğince banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı bankanın alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken, söz konusu kayıtlar incelenmeksizin sadece kat
ihtarnamesi ve dava dosyası üzerinde bir değerlendirme yapılarak yine bankacılık konusunda uzmanlığı olup olmadığı anlaşılamayan bir bilirkişiden rapor alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece bu durumda (1) nolu bentte belirtilen icra dosyaları getirtilerek davalının mükerrer takip yapıldığı hususundaki iddiası üzerinde durulup ayrıca bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişiler tayin edilerek banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra sonuncuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.