Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/2868 E. 2011/7071 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2868
KARAR NO : 2011/7071
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değeri, dava konusu taşınmazın da içinde yer aldığı ilçenin genelinde geçerli olan dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatları verilerinin İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilmesinden sonra ve bu verilere uygun olarak yapılmalıdır. Bu değerlendirmede taşınmazın zemini üzerinde yer alan sera ve benzeri yapıların Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin (i) bendi uyarınca bedel tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerden olmadığı da dikkate alınmalı, kamulaştırma bedeli olarak taşınmazın yıllık net gelirine değil, net gelirin kapitalizasyonu suretiyle bulunacak olan değere hükmedilmelidir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan, salt dava konusu taşınmazın bulunduğu köye özgü lokal verileri esas alan ve taşınmazın zemini üzerinde bulunan seradan dolayı net gelire göre belirlenen değerde arttırım yaparak kamulaştırma bedelini saptayan bilirkişi kurulu raporlarına göre ve net gelirin kapitalizasyonu sonucu bulunan değer yerine doğrudan yıllık net gelire kamulaştırma bedeli olarak hükmedilmesi,
Kabule göre de;
2-Kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında mevcut olan haciz şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Hükmün infazında duraksamaya neden olunmaması açısından, davacı ve davalının isim ve sıfatlarının karar başlığında kısaltma yapılmadan, tam olarak yazılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.