YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14342
KARAR NO : 2013/2192
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davadışı … Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nin müvekkili bankayla toplam dokuz adet genel kredi sözleşmesi imzalayarak kredi kullandığını, davalının ise 150.000-TL’ lik bir adet genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine Ankara 31. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/2804 sayılı takip dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu 15.10.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın belirtilmediğini, davacı bankanın 15.10.2008 tarihinden sonra krediyi nasıl ve ne kadar kullandırdığını belgeleriyle ortaya koyması gerektiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının 150.000-TL bedelli bir adet genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, sözleşmenin tarihinde tahrifat bulunması nedeniyle grafolog bilirkişilerden alınan raporda her ne kadar sözleşme tarihi 15/01/2008 olarak bildirilmiş ise de, 24/01/2008 tarihli yazı ile kredi dosyasının bankanın … Şubesi tarafından … Şubesine devredildiği, bu nedenle kredi müşterisinin 15/01/2008 tarihli sözleşmesinde … Şubesi yetkililerinin imzasının yer almasının mümkün olmadığı gibi sözleşme aslının davacı banka yedinde bulunması, belge aslında aleyhe tahrifatın başka tarafça gerçekleşitirilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle 15/10/2008 tarihinin sözleşme tarihi olarak kabul edildiği, bu tarihten sonra davadışı şirketin davacı bankadan kredi kullanmadığı, herhangi bir kredi ödemesi yapılmadığı belirtilerek, davalının 15/10/2008 tarihli sözleşmedeki imzasıyla ilgili herhangi bir borcunun ve sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddine ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu genel kredi sözleşmesinin akdedildiği tarihin gerçekte 15.01.2008 olduğu 15.02.2012 tarihli Jandarma Genel Komutanlığında görevli uzman kişiler tarafından düzenlenen uzmanlık raporundan anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmenin 24.01.2008 tarihinde başka bir şubeye devredilmesi karşısında düzenleme tarihinin 15.10.2008 olduğunun kabulü doğru görülemez. Hal böyle olunca sözleşmenin 15.01.2008 tarihli olduğu gözetilerek davalı kefilin sorumluluğu yönünden değerlendirme ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA. peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.