Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2122 E. 2010/3516 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2122
KARAR NO : 2010/3516
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan Tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Aynı Yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi ise, muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlıdır.
Somut olayda dava dilekçesinin tebliği için davalılardan … adına çıkartılan tebliğ Tebligat Yasasının 21. maddesine göre yapılmış ancak tebligat mazbatasında muhatapların adreslerinde bulunamadığı tespit edilmiş fakat bu bilgiyi veren kişinin imzası alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmış ve fakat imzası alınmamıştır. Adı geçen davalıya mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmıştır. Bu durum karşısında Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile davalı adına yapılan tebligatlar geçersizdir.
Buna göre mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının ve davacı temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesi ve ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.