Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/5271 E. 2011/7155 K. 14.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5271
KARAR NO : 2011/7155
KARAR TARİHİ : 14.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının annesinin nüfus kaydında “… İkar” olan adının “… Icard” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin annesinin isminin … Icard olarak tanınıp bilindiğini buna rağmen … ilçesindeki nüfus kütüğünde anne adının … İkar olarak kayıt edildiğini ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının dava dilekçesinde delillerini gösterdiği, bu deliller arasında … Icard’a ait…’nın … Konsolosluğundan onaylı ikamet belgesi fotokopisinin sunulduğu ve ayrıca davasını tanıkla da ispat edeceğini bildirdiği 07.12.2010 günlü … … Katolik Kilisesinden verilen doğum ve vaftiz belgesinde davacının annesinin adının … Icard olarak belirtildiği, davacı vekilinin 24.09.2010 günü mahkemeye sunduğu delil ve tanık listesindeki tanıklarının da dinlenmediği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 7. maddesine göre resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sürecinde anne adının doğum tutanağına ve nüfus kütüğüne yanlış yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiştir. Bu tür davalarda dava konusu iddianın ispatı yukarıda da belirtildiği gibi herhangi bir şekle bağlı olmayıp her türlü delille mümkündür. Mahkemece gerek görüldüğü takdirde davacı vekilinin gösterdiği tanıklar da dinlenip tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik incileme ve yetersiz araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.