Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13981 E. 2013/5088 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13981
KARAR NO : 2013/5088
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; keşidecisi muris… olarak görülen 85.000,00 Euro bedelli bir bononun davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, ancak murisin bu bonoyu düzenlemesi için bir neden olmadığını, davalının muris elinden bir şekilde aldığı bonoda tahrifat yapmış veya bonoyu kendisinin doldurmuş olabileceğini belirterek… mirasçısı olan müvekkilinin söz konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; muris…’ün müvekkilinden 85.000,00 Euro borç para aldığını ve yıllarca borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafça ortaya konulan delillerin iddiayı ispata yeterli olmadığı, davalının bono bedelinin 35.000 Euroluk miktarının kendisine daha önce ödenmiş olduğuna ancak kalan bedelin ödenmediğine ilişkin yemin ettiği, takibin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı alınmamış olması nedeniyle davalı tarafın tazminat talebinin haklı olmadığı, bunun yanında davalı tarafın 35.000 Euroluk miktar üzerinden takip yapmakta kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf aleyhine tazminata hükmedilmesine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “davanın kısmen kabul-kısmen reddine” denildiği ve kötüniyet tazminatı hakkında herhangi bir karar verilmediği halde, gerekçeli kararda kötüniyet tazminatına hükmedilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. Bu hal, HUMK’nun 381/2 (HMK m. 298/2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazının şimdilik incelemesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.