Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16518 E. 2013/2267 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16518
KARAR NO : 2013/2267
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıdan satın aldığı malzeme bedeli karşılığında verilen 3 adet senet bedelinin ödenmiş olmasına rağmen müvekkiline senet asıllarının iade edilmediğini ileri sürerek söz konusu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davalı şirket cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır.
Davalı …Ş. Vekili, müvekkili bankanın davaya dahili isteminin reddine, aksine kanaat hasıl olması halinde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davalıya verilen 3 adet bono nedeniyle taraflar arasında iş bu bonolar nedeniyle herhangi bir alacağın kalmadığına dair 14.02.2008 tarihli tutanak imzalandığı, tutanağın tanzim tarihi itibariyle davalı şirketin yetkili temsilcisi … tarafından imzalandığı, tutanaktaki imzanın davalı şirket yetkili temsilcisine ait olup olmadığı hususunda davalı şirkete gönderilen isticvap davetiyesine rağmen davalı şirket temsilcisinin duruşma gününde hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, bu durumda tutanaktaki imzayı ve tutanak içeriğini davalı şirketin kabul etmiş sayılması gerektiği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kabulü ile 3 adet bono nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, dava dilekçesi ile davalı banka hakkında dava açılmadığı, sonradan dahili dava dilekçesi verildiği, ancak dahili dava dilekçesi ile davada taraf olmayan kişinin davalı durumuna getirilemeyeceği, dahili dava müessesesinin mevcut olmadığı, dolayısıyla davalı banka hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda Mahkemenin 09.02.2012 tarihli ara kararı doğrultusunda davacı tarafça davalı bankanın davaya dahil edilmesi talep edilmiş, yargılama sonunda da davalı banka hakkında usulüne uygun dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Dava …Ltd. Şti.ye karşı açılmıştır. HMK’da (HUMK’nda) dahili dava şeklinde bir hukuki düzenleme bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla dava kendisine ihbar edilen kişi davada taraf sıfatını kazanmayacağından aleyhine veya lehine hüküm tesis edilemez. O halde hakkında usulüne uygun olarak dava açılmayan banka lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.