YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7677
KARAR NO : 2011/11484
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 20.000 TL’nin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Mülhak Karaosmanzade … Vakfı’nın davalı …’nce emaneten yönetildiği dönemlerde vakfa ait taşınmazlardan akar, satış, kamulaştırma ve taviz bedellerinden doğan her türlü gelirin kendilerine tam olarak verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte vakfa ödenmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
5737 sayılı Vakıflar Yasası’nın 3. ve 6. maddelerinde; Mülhak vakıfların, Anayasaya aykırılık teşkil etmeyen vakfiye şartlarına göre Meclis tarafından atanacak yöneticiler eliyle yönetileceği ve temsil edileceği, vakıf yöneticilerinin kendilerine yardımcı tayin edebileceği, mülhak vakıf yöneticilerinde aranacak şartlar ile yardımcılarının nitelikleri yönetmelikle düzenleneceği, vakfiyedeki şartları taşımamaları nedeniyle kendilerine yöneticilik verilemeyenlerin bu şartları elde edinceye küçükler ile kısıtlıların fiil ehliyetlerini kazanıncaya ve boş kalan yöneticilik yenisine verilinceye kadar vakıf işlerinin Genel Müdürlükçe temsilen yürütüleceği, aynı Yasanın 10. ve Vakıflar Yönetmeliğinin 27.maddelerinde ise yöneticilerin görevleri arasında vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmaları gerektiği hükme bağlanmıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı … Tüzün’ün … Tevcih Komisyonunun 18.05.2005 gün 8 sayılı kararı ile Mülhak Karaosmanzade … Vakfı’na mütevelli olarak tayin edildiği, 27.09.2005 tarihinde ise vakfa ait belgelerin kendisine teslim edildiği, bu tarihten itibaren dava konusu vakfın davacı tarafından yönetildiği, …’nün 03.12.2010 gün 17013 sayılı yazısına göre ise söz konusu vakfın bazı dönemlerde …’nce emaneten yönetildiği anlaşılmaktadır. Davacı vakıf yöneticisi, …’nce emaneten yönetilen dönemlerde vakfa ait taşınmazların değerlendirilmesinden doğan gelirlerin bir kısmının kendilerinden saklanıp mülhak vakıf yönetimine devredilmediğini iddia etmiş olmasına göre; mahkemece yapılacak iş, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra, …’nce dava konusu vakfın emaneten yönetildiği dönemler tespit edilip, bu tarihlerde vakfa ait taşınmazlardan elde edilen gelirlerden, dava konusu vakfın vakfiyesindeki amaçları doğrultusunda yapılan harcamalar ve vakıflar mevzuatınca yapılması zorunlu olan yasal kesintiler düşüldükten sonra geriye kalan bir geliri olup olmadığı, varsa bu gelirin mülhak vakfın yöneticisine devredilip devredilmediği usulünce araştırılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davanın niteliği yanlış değerlendirilerek somut uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmayan 6111 sayılı yasayla değişik 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.