YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15716
KARAR NO : 2022/11733
KARAR TARİHİ : 15.09.2022
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuğun mağdur …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve TCK’nın 141/1, 31/3. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre aynı yasanın 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 ay olan olağan zamanaşımı süresinin, hükmün verildiği 28.6.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuğun mağdur …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun mağdura ait iş yerinde işlediği hırsızlık eyleminde, suça konu yerin niteliğinin dosya kapsamından kesin şekilde anlaşılamadığı, sözkonusu dükkanın sokak üzerinde veya işhanı/pasaj içerisinde olup olmadığı ayrıca kolyelerin bulunduğu tezgahın nerede sergilendiğine ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen durumların tespiti açısından bu hususların öncelikle müştekiye sorulması ve gerektiğinde keşif de yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi, olay tarihi itibariyle bina eklentisi niteliğinde olması halinde, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde, aksi halde ise aynı Kanunun 141/1. maddesinde, tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kolluk yakalama tutanağında suça sürüklenen çocuğun şüpheli hareketlerinin, orada bulunan güvenlik kuvvetlerinin dikkatini çektiği ve suça sürüklenen çocuğun takibe alındığı, “Pendik Batı mahallesi İsmetpaşa caddesi üzerindeki Burç iletişim isimli işyerinin önündeki tezgahtan karton kutulu mp3 player tabir edilen müzik çalarlardan alarak ceplerine iki adet ve kulaklıktan 1 adet alarak ceplerine koydukları, şahısların takibe devam edildiği, bu kez Kübra sokak üzerindeki Şımarık isimli işyerine girdikleri, burada küpe reyonunda oyalanıp çıktıkları, uzaklaşırlarken kimlik sorularak yakalanmaları” şeklinde gelişen somut olayda; suça sürüklenen çocuğun eylemleri süresince, başından beri, kolluk görevlilerince “kesintisiz izlendiklerinin” anlaşılması karşısında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden suçun tamamlandığının kabul edilmesi,
3-Suça konu 1 adet imitasyon bileklik ve 1 adet imitasyon küpenin suç tarihi itibariyle değerleri dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuk hakkında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 15.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.