Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11643 E. 2012/3540 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11643
KARAR NO : 2012/3540
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı asıl borçlu İlgi Mobilya Elek. Ltd. Şti. ile imzalanan 14.04.2003 ve 27.04.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinden 14.04.2003 tarihli 10.000,00 TL . limitli Genel Kredi Sözleşmesini davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının yerinde olmadığını, sözleşme hükmü gereği Kastamonu Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, diğer kefil dava dışı … ‘ün yaptığı ödemenin davalının borcu yönünden bir anlam ifade etmediğini ileri sürerek davalının yetki itirazının iptaline, borca yönelik itirazının ise 10.000,00 TL. ana para ve ferileri yönünden iptaline davalının tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Ankara, sözleşmenin düzenlendiği yerin ise Kdz. Ereğli olduğunu, ticari iş olduğu için Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin yalnızca 14.04.2003 tarihli 10.000,00 TL. limitli sözleşmede imzasının bulunduğunu aynı sözleşmede imzası bulunan diğer kefil … ‘ün borcu ferilerini de kapsayacak şekilde fazlası ile ödediğini, ilk sözleşmeye konu borç tahsil edildiği için davacı banka tarafından 27.04.2007 tarihinde 110.000,00 TL. limitli yeni bir kredi açıldığını, bu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece,taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğundan yetki itirazı yerinde görülmemiş yapılan yargılama, toplanan deliller, yaptırılan bilirkişi incelemeleri neticesinde davalı ile dava dışı … ‘ün 14.04.2003 tarihli 10.000,00 TL. limitli Genel Kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile birlikte imzaladığı, bunların aynı şirketin ortağı olduğu, hal böyle olunca aralarındaki ilişkinin gerçek birlikte kefalet olduğu, … ‘ün kefalet limitinin üzerinde 17.335,00 TL. ödeme yaptığı, kefalet limitinin tümü kefillerden biri tarafından ödendiği taktirde diğeri için de alacaklıya karşı sorumluluğun ortadan kalktığı, çünkü limitin tümünü ödeyen kefilin diğer kefile payı nispetinde rücu edeceği gerekçeleri ile davanın reddine, alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle talep edilen 10.000,00 TL. asıl alacağın %40’ı olan 4.000,00 TL. kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde iki ayrı Genel Kredi Sözleşmelerine dayanılmıştır. Bu sözleşmelerden birinde davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunmakta ise de diğerinde kefaleti mevcut değildir. Kefil olarak imzaladığı sözleşmede ise davalının birlikte müteselsil kefil olduğu sözleşme içeriğinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporları alınmış ise de bu raporlarda davalının kefaleti bulunan 14.04.2003 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine göre kullandırılan kredi borcunun kapanıp kapanmadığı ve takibe konu edilen borcun daha sonra düzenlenen 27.04.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında açıklama bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması yönünden ek rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.