Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11122 E. 2013/2389 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11122
KARAR NO : 2013/2389
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … Asfalt Ürn. Petr. Taah. İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan davalı … garantör olduğu bayilik sözleşmesine istinaden, 17/05/2007 tarihinde 15 yıl süre ile dava dışı …’a ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis olunduğunu, ancak Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli kararı ile bayilik sözleşmeleri ile intifa sözleşmelerinin 5 yılı aşamayacağı yolunda düzenleme getirildiğini, bu durumda intifa süresinin 08/05/2012 yılına kadar geçerli olduğunu, fiilen kullanımı imkansız kalan yıllar için bayilik hizmet bedelinin (ana para) 71.786,90 TL lik kısmının ödeme tarihinden itibaren, ana para bedeli nedeniyle davalıların elde ettiği kazanç bedeli olan 38.227,48 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının talebinin şartları oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ile davacı lehine tesis olunan intifanın devam ettiği, akitler fesih edilmeden ödenen bedelin geri istenemeyeceği, dava tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşme olgusunu oluşmadığı ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilemeyeceği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.