YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2096
KARAR NO : 2011/7316
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde, … senedinde yapılan değişiklikler nedeniyle ödenmeyen prim alacaklarının faiz ve masraflarla birlikte davalı Banka’dan tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davaya konu … …. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı …’nın 01.04.2002 tarihli yapılan genel kurulunda … senedinin 76. maddesinin B bendi ‘Hastalık sigortası için, personelin prim hesabına esas tutan kazançların %14’ü oranında prim alınır. Bunun %5’i sigortalı hissesi, %9’u da işveren hissesidir’, D bendi ise ‘Malüllük, emeklilik ve ölüm sigortaları için, Personelin prim hesabına esas tutulan kazançlarının %23’ü oranında prim alınır. Bunun %9’u sigortalı hissesi, %14’ü de işveren hissesidir’ şeklinde değiştirildiği ancak vakfın 24.09.2004 günlü genel kurulunda ise işveren bankanın prim oranlarının tekrar eski haline getirilmesine karar verildiği, anılan senet değişikliklerinin mahkeme kararları ile tescil edilip kesinleştikleri anlaşılmaktadır.
Davacı … ile davalı Banka arasındaki uyuşmazlık her iki senet değişikliği arasındaki 01.04.2002-24.09.2004 tarihleri arasında davalı Bankanın ödediği prim oranlarındaki artıştan sorumlu olup olmayacağı yönündedir. Davacı …’ın senedinde yapılan ve işveren davacı bankanın ödediği prim oranlarını artırmaya yönelik değişikliğin, ayrı bir tüzel kişiliği olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü davalı bankanın yetkili organı olan yönetim kurulu başkanlığı tarafından 01.04.2002 tarih 269 sayılı kararı ile kabul edilmesi karşısında taraflar
arasında geçerli bir hukuki ilişkinin kurulduğu kabul edilmelidir. Esasen tarafların kabulleri ve bilirkişi kurulunun tespiti de bu yöndedir. Senet değişikliklerinin ve kurulan bir akdi sözleşmenin ilgili taraflarını bağlayacağından mahkemece gösterilen tüm kanıtlar toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken sonradan yapılan senet değişikliğinin bağışlamadan rücu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.