YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16045
KARAR NO : 2013/2396
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının annesi … ait olan … Anaokulu’nda 16 yıl çalıştığını, müvekkilinin işine 18/06/2010 tarihinde haksız bir şekilde son verildiğini, tüm çalışanlara olduğu gibi müvekkiline de çalışma süresi içerisinde oluşabilecek zararlara karşılık açık senet imzalatıldığını, açık senedin davalıya verildiğini, bedelsiz olan senedin doldurularak Malatya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3982 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların yerinde olmadığını, davacı ile müvekkilinin ev için 89.000,00 TL’ye anlaştıklarını, bunun 59.000,00 TL’sinin ödendiğini, geri kalan kısım için 30.000,00 TL bedelli senet düzenlendiğini, senedin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını bildirerek, davanın reddi ile davacı aleyhine % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlunun, aradaki anlaşmaya aykırı olarak bono metninin sonradan doldurulduğunu ancak yazılı delil ile ispat edebileceği, davacı tarafça böyle bir yazılı delil ibraz edilmediği, davalı tarafın bononun dayanağını teşkil eden alacağın, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satışından kaynaklandığını ortaya koyduğu, eşi ile aynı çatı altında yaşayan davacının alınan evi ortak konut olarak kullandığı, senedin sahte olarak alındığı ve de sahte olarak tanzim edildiğine ilişkin davacı tarafından davalı ve annesi aleyhine yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığı gerekçesi ile davanın reddi ile davacının % 40 oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisi nedeni ile verilen senetten kaynaklandığı iddia edildiğine göre, somut olay bakımından iş hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, davanın iş mahkemesinin görevine girdiği ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerektiği düşünülmeden, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.