YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4200
KARAR NO : 2012/9674
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun … Kaymakamlığından içme suyu borusu döşeme işini aldığını, boruların Kaymakamlıkça davalıdan temin edildiğini, yapılan döşeme işi sırasında boruların bir kısmının kırık ve arızalı olduğunun anlaşıldığını, 400 metrelik bir bölümün döşenemediğini, davalının bu kısım için daha önce gelen kırık boruların yerine boru gönderdiğini, ancak kırık boruların iadesini temin için davaya konu senedi davacıdan teminat olarak aldığını, kırık boruların aide edildiği halde senedin iade edilmeyip, aleyhe icra takibine başlandığını belirterek, takip konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında borcun tamamen ödenmiş olması nedeniyle ödenen tutarın istirdadını istemiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu bononun iddia olunan olayla ilgisi bulunmadığını, davalının kendi nam ve hesabına almış olduğu mal bedelini ödemediğini, şahsi borcundan dolayı aldığı mal bedeli karşılığı vermiş olduğu bono bedelinden sorumlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu bonoda malen kaydı bulunduğu, davacının bononun veriliş sebebine bir nevi güvence olduğunu bildirdiği, ancak davalının senedin davacının şahsi borcu nedeniyle verildiğini beyanla senedin veriliş nedenini değiştirdiği, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğu, fakat davalının iddiasını ispatlayacak somut bir delil ortaya koyamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı yanca davalı tarafa ödenmiş olan meblağın iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine ihdas nedeni malen olan bononun teminat vasfını haiz olduğunu ve teminat vasfının sona erdiğini iddia ederek borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen tutarın istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında bononun, davacının davalıdan aldığı mal bedeli karşılığı düzenlendiğini bildirerek senedin ihdas nedenini değiştirmemiştir. “Bedeli malen ahzolunmuştur.” kaydını içerecek şekilde keşide edilmiş bulunan kambiyo senedinin teslim alınan mal karşılığında düzenlendiğinin bir karine olarak kabulü gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece, senedin ihdas nedeninin davalı tarafından değiştirilmemiş olduğu dikkate alınarak ve senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemin usulüne uygun delillerle davacı yanca ispat edilmesi (HMK 201. HUMK 290. maddeleri) gerektiği de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.