YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17382
KARAR NO : 2013/3171
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davadışı … ‘ ye çekle işleyen vadesiz mevduat hesabının açıldığını, davalıların da bu şahıs lehine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak garanti şerhi vermek suretiyle taahhütte bulunduklarını, borç ödenmediğinden borçlu ve davalılara ihtarname gönderildiğini ve akabinde de Sarıkamış İcra Müdürlüğü’ nün 2010/247 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine %40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkar tanzimatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu sözleşmede müvekkilleri olan kefillerin sorumlu oldukları miktarın gösterilmemesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir sorumlulukları doğmadığından davanın reddinin gerektiğini, ayrıca basiretli davranması ve kefalet sözleşmelerinin şartlarını çok iyi bilmesi gereken davacı bankanın MK 2. maddeye aykırı bir şekilde müvekkilleri hakkında geçersiz sözleşmeye dayanarak takip yapması ve dava açması nedeniyle %40′ dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “Çekle İşleyen Türk Lirası Vadeli Mevduat Hesabı Taahhütnamesi” nde davalıların “müşterek borçlu ve müteselsil kefalet ve garanti şerhi” adı altındaki kısmı kefil–garanti sıfatıyla imzalamış oldukları, BK’ na göre kefalet sözleşmesinde yazılı şekil şartı olup sözleşmede kefilin sorumlu olacağı miktarın belirtilmesi gerektiği, garanti sözleşmesinde ise şekil şartı olmadığı gibi garantinin belli bir limite bağlanmasının da gerekmediği, taraflar arasında yapılan sözleşmede davacı tarafa davalıların sözleşmeden doğan borçlar için teminat vermiş olduğu, bu borcun bağımsız borç olmayıp davadışı …’ nin borçuna karşılık olduğu, ayrıca …’ nin borcuna karşılık teminat veren davalıların garanti sözleşmesi gereğince bir menfaatlerinin de dosyaya yansımadığı, bu nedenlerle davalıların kefalet sözleşmesi yaptıkları kanaatine varıldığı, sözleşmede sorumlu oldukları miktar belirlenmediğinden sözleşmenin geçersiz olduğu ve davalıların sorumlu olmayacağı belirtilerek, davanın reddine, alacaklının akdedilen sözleşmeye dayalı takip yapıp kötüniyetinin dosyaya yansımadığından davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.