Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14390 E. 2013/2196 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14390
KARAR NO : 2013/2196
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın B tipi likit fon olarak tabir edilen yatırım hesabı müşterisi olduğunu, parasının fer’ileriyle birlikte 80.630,12-USD karşılığı olan 100.110,36-TL’ ye baliğ olduğunu, 12.06.2008′ de müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir EFT talimatı vermemesine rağmen bu paradan 85.000-TL tutarındaki kısmının bankanın özen yükümlüğüne aykırı işlemi sonucunda müvekkilinin tanımadığı … isimli bir şahsın …’ deki hesabına EFT ile aktarıldığını, bahse konu faksla ilgili olarak müvekkilinin teyidinin alınmadığını, faksta belirtilen telefon numaralarının müvekkiliyle ilgili olmadığını ve faks talimatının sonradan bankaya verilmesi gereken asıl nüshasının banka tarafından ibraz edilemediğini, davalı bankanın müvekkilinin hesabından bu şekilde çekilen 85.000-TL tutarındaki parayı müvekkiline iade etmemesi nedeniyle, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16165 sayılı takip dosyasından icra takibi başlattıklarını, ayrıca savcılığa suç duyurusunda da bulunduklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hesapla ilgili olarak 18/01/2006 tarihinden dava konusu EFT işleminin yapıldığı 12/06/2008 tarihine kadar bir işlem yapılmamış olduğunu, şubeyi arayan ve kendisini … olarak tanıtan şahsın hesapla ilgili tüm bilgileri vererek şehir dışında olduğunu ve faksla EFT talimatı göndereceğini söylediğini, gelen faks mesajı üzerindeki imzanın davacının imzası ile uyuştuğunun görülmesi üzerine faks mesajı üzerinde yazılı telefon numarasının aranarak teyit alındığını, karşı tarafın onayı üzerine de bahse konu EFT işleminin gerçekleştirildiğini, dava dilekçesinden davacının da bankaya karşı yapılan dolandırıcılık işleminin içerisinde olduğu şüphesinin uyandığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bankanın BK 100. maddesine göre çalışanlarının haksız fiil teşkil eden eylemlerinden sorumlu olduğu, bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu, bu nedenle davalı bankanın nezdinde hesap açtıran davacının zararından mesul olduğu belirtilerek, davalının Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2008/16165 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile bilirkişi raporunda belirtilen 85.000-TL asıl alacak ve 7.239,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 92.239,17-TL üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takipteki gibi işleyecek faiziyle takibin devamına, alacak likit ve hesaplanabilir kabul edilmediğinden ve eylemin haksız fiile dayanıyor olması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Alacağın likit (bilinebilir, hesap edilebilir) olduğu gözetilerek %40 oranında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle bu talebin reddedilmiş olması İİK 67/2. maddesine aykırılık oluşturmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.