YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11221
KARAR NO : 2011/12189
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dava konusu taşınmazın zeytin bahçesi olarak değerlendirilen 2000 m² lik kısmı ile ilgili olarak ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin genelde ortalama 400-500 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin dava dosyalarından bilinmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytinde verimin 650 kg. üzerinden değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de ülke genelinde geçerli olan ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 500 kg. verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken, özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen tarım müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir. Somut olayda ise, bilirkişi raporunda münavebeye alınan buğday, taze fasulye, sanayi domates ve patlıcanın resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlara arazi kirası, üretim giderleri faizi ve beklenmeyen giderlerin dahil olduğu belirtilmesine rağmen bu giderler düşülmeden hesaplama yapılmıştır. İlçe tarım müdürlüğünden üretim giderlerinin ayrıntılı dökümünü gösteren çizelge getirtilip bu kalem giderleri üretim giderinden düşmek gerekirken üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
Kabule göre de;
3-Dava konusu taşınmazın zeytin bahçesi ve tarla olarak değerlendirilen kısımlarının net gelirine göre ayrı ayrı m² birim değerinin tespitinden sonra bu kısımların yüzölçümleri ile ayrı ayrı çarpılması ve sonra bunların toplamı üzerinden taşınmazın tamamının değerinin tespit edilmesi gerekirken, mahkemece, zeytinlik ve tarla olan kısımların m² birim değerlerinin ortalamasını alıp bu ortalama değer ile taşınmazın tamamının yüzölçümünü çarparak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
4-Dava konusu taşınmazda daimi irtifak hakkının davacı adına tescili ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde irtifak hakkının ağaç dikmemek, bina vs. sabit tesis yapmamak şartıyla tesciline karar verilmesi,
5-Acele kamulaştırma kararıyla tespit edilip bankaya yatırılan 27.106,80 TL bedel ile mahkemece hükmedilen 19.403,49 TL bedel arasındaki 7.703,31 TL fazla bedelin davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.