YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16553
KARAR NO : 2013/2288
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında herbiri 5000 TL tutarlı yirmi ki adet senedin müvekkilince keşide edilerek teminat amacıyla kendisini şirket ortağı olarak tanıtan diğer davalı …’a verildiğini sonrasında senetlerin bedelsiz kalması sonucu iadesi gerekirken onaltı adedinin iade edilip altı tanesinin iade edilmediğini ve iki adedinin iki ayrı icra dosyasıyla müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini, bu suretlerle ilgili davalı şirketle mutabakata varılıp davalı şirket tarafından düzenlenen belgeyle bedelsiz oldukları bildirildiği halde takibe konu 09.02.2007 vadeli senet yönünden takibe devam edilerek müvekkilinin maaşından kesintiler yapıldığını, oysa bu senetlerden dolayı müvekkilinin bir borcu kalmadığını belirterek, davalının elinde bulunan altı adet bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine takibe konu edilen iki tanesi yönünden %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranındaki tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu altı adet senetle ilgili davanın açılmasından önce tarafların biraraya gelerek anlaşmaları sonucu davalı şirket tarafından bu senetlerden dolayı alacaklı olmadığına dair imzalı belge düzenlenmiş olması, altı adet senetten iki tanesiyle ilgili dava ve imzalı belgeden önce takipler yapılmış ise de takiplerinde düşürülmüş bulunması gözetilerek İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4303 sayılı icra takibine dair açılan davanın konusu kalmadığından reddine, Torbalı 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/437 sayılı icra takibine dayalı olarak davacının davalı …’a borçlu olmadığına, ancak bu takibinde konusu kalmadığından reddine, diğer dört adet bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece kararın gerekçe bölümünde; davalı yanca Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2007/437 takip sayılı dosyasında takibe konu edilen 20/12/2006 düzenleme 26/01/2007 vadeli 5.000 TL tutarlı bonodan dolayı davacının davalılara borçlu bulunmadığına dair saptamada bulunulduğu halde, hüküm kısmında anılan takibe dayalı olarak davacının davalılardan …’a borcu olmadığına ancak bu takibinde konusu kalmadığından reddine şeklinde kendi içinde çelişkili ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Bu durum karşısında, somut olayın özelliği ve mevcut delil durumuna göre gerekçeye uygun şekilde davacı yanın davalılara borçlu bulunmadığının tespitine yönelik karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.