Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15834 E. 2012/7462 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15834
KARAR NO : 2012/7462
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … aracılığıyla davalı …’a 22.11.2006 tarihinde mal sipariş ederek karşılında 3.500 TL ve 3.557 TL bedeli iki adet bonoyu hamil hanesi boş olarak davalı …’a teslim ettiğini, ancak malzemelerin teslim edilmediğini, sipariş formunda vade tarihleri 20.02.2007 ve 28.02.2007 olmasına rağmen anlaşmaya aykırı biçimde vade tarihlerine bir yıl önceki tarihlerin yazıldığını, davalı …’a 20.02.2007 tarihli 3.500 TL bedeli bonoya mahsuben 09.02.2007 tarihinde havale yoluyla 2.000 TL ödendiğini, diğer davalı …’nın da takip başlattığını, adı geçen davalının bonoların bedelsiz olduğunu bildiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline, davalı …’a ödenen 2.000 TL’nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili … ile davacının arkadaş olduğunu ve adı geçen müvekkilinin davacıya iki kez borç para verdiğini ve bonoların bu borç para karşılığında düzenlendiğini müvekkili … ‘nın da bonoları alacağına karşılık davalı …’dan ciro yoluyla devraldığını, davalı … Çırıkcı’nın iyiniyetli hamil olup şahsi def’ilerin bu davalıya yöneltilemeyeceğini, müvekkili …’ın ise bonolarla bir ilgisi bulunmadığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, 775 nolu teklif formundaki ” 20.02.2007 ve 28.02.2007 tarihli evrak alınacaktır” yazısının dava dışı Celalettin Sönmez’e ait olup bu yazının dava konusu bonolara işaret ettiği, her ne kadar bu yazının alt tarafında, “20.2-3500, 28.02.-3557 şahsi evrak” yazılarının …ve davalı …’ın eli ürünü değilse de davalı …’ın 01.04.2008 tarihli beyanında malı teslim etmediğini kabul ettiği,buna göre bonaların sebepsiz kaldığı, davacının borçlu olmadığı, davalı …’nın da gerçek alacaklı olmadığını beyanıyla doğruladığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu bonolardan dolayı davacının borçlu olmadğının tespitine, bonoların ve takibin iptaline, davacının istirdat isteminin kabulü ile 2000 TL’nin davalı …’den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1. Davaya konu bonolarda davalı …’ın isminin bulunmaması nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Dava konusu bonolarda lehdar olan davalı …, sözkonusu bonoların davacıya verilen borç para karşılığında verildiğini ileri sürmüştür. Bonolarda herhangi bir ihdas nedeni bulunmadığından, davacının bonoların bedelsiz olduğunu HUMK 290 (HMK 201) maddesi uyarınca yazılı delille ispatı gerekir. Davalı … ise bonoların son hamili olup bu davalıya karşı TTK’nun 599. maddesi uyarınca öncelikle bonoların bedelsiz olduğu yukarda belirtilen usulde ispatlandıktan sonra ancak davalı … Çırıkçı’nın kötüniyetli hamil olduğunun ispatı gerektiği hususları mahkemece gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.