Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14552 E. 2013/2174 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14552
KARAR NO : 2013/2174
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 19/06/2006 tarihinde imzalanan satış sözleşmesine göre dava dışı …’ın dükkanı dava dışı … sattığını ve taşımazın kaydını 30/06/2007 tarihine kadar dava dışı …’ın üzerine geçirmeyi taahhüt ettiğini, satış karşılığından sözleşmede yazılı otomobil ve 11.000 TL paranın dava dışı …’a verildiğini, taşınmazın kaydının belirtilen sürede geçirilmemesi nedeniyle 04/12/2007 tarihinde yapılan yeni sözleşmede borçlularının dava dışı … ve davalı olduğunu, sözleşme alacaklısının ise dava dışı … olduğunu, taşınmazın en geç 30/12/2008 tarihine kadar dava dışı … veya tarafından seçilecek 3.kişiye devredileceğinin kararlaştırıldığını, aksi halde dava dışı … tarafından ödenen bedelin tamamından dava dışı … ve davalının müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacaklarının belirtildiğini, temlikname ile dava dışı …’ın hak ve alacaklarının davacı tarafından devir alındığını, sözleşmenin geçersiz olması halinde tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aynı anda iade yükümlülüklerinin olduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu, davalının 31.000 TL’yi 30/12/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödemesi gerektiğini belirterek itirazın iptali ile asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatına ve asıl alacağa 31/12/2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 19/06/2006 tarihli dükkan satış sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılması nedeniyle geçersiz olduğunu, davacının taraf sıfatının olmadığını, geçersiz sözleşmedeki edimin yerine getirilmesinin dava veya icra takibiyle istenemeyeceğini, davacı tarafın taşınmazı davalıya iade etmeden ödediği bedeli talep edemeyeceğini, davacının dava dışı …’dan dükkanı satın aldığını, davalının 30/12/2008 tarihinde geçersiz sözleşmenin artık ifa edilmeyeceğini öğrendiğini, buna rağmen 8 ay sonra icra takibi yaparak zararın artmasına kendisinin neden olduğunu, 19/12/2006 tarihli sözleşmede geçen binek aracın değerinin bilirkişi tarafından tespit edilmeden davalı tarafından değer biçildiğini, bu nedenle alacağın likit olmadığını, davalının geçersiz harici satış nedeniyle verilen para için faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşmeye göre isteyebileceği, davalının ödemezlik def’isini cevap süresinde
yapmadığı, davacının savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediği, dava sırasında taşınmazın davacı tarafından boşaltıldığı, icra takibi itibariyle taşınmazın boşaltılmamış olması nedeniyle davalının itirazında kötüniyetli olmadığı, bilirkişi raporunda taşınmazın iade edilmesi halinde asıl alacağın 31.000 TL işlemiş faizin 2.991,50 TL olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, icra takibinin 31.000 TL asıl alacak, 2.991,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.991,50 TL üzerinden devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Alacak yanlar arasındaki adi yazı sözleşmeden kaynaklanmış olup alacak miktarı likit (bilinebilir) nitelikte olduğundan İİK 67. maddesi uyarınca haksız itirazdan dolayı davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin red edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.