Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14148 E. 2013/3182 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14148
KARAR NO : 2013/3182
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin araç almak için davalı bankadan kredi kullandığını, araç üzerinde rehin olduğunu, kredi çekilirken davalı bankaya 100.000,00 TL bedelli teminat bonosu verildiğini, bonoda “nakden” kaydının bulunduğunu oysa müvekkiline 100.000 TL nakit paranın ödenmediğini, davalı bankanın bu bonoya dayanarak 25.000 TL asıl alacak üzerinden icra takibine giriştiğini, ödeme emrinde bu miktarın “bono bakiyesi olduğu yazılmadığı gibi kalan miktar için de fazlaya dair haklarımız saklıdır” denilerek 75.000 TL için davalı bankanın hakkını saklı tuttuğunu, bu nedenle müvekkilinin menfi tespit davası açmakta haklı olduğunu, hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin 75.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili icra takibine davacının kullandığı krediden bakiye kalan alacak için girişildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının kredi borcunun 25.000 TL olduğu ve bu miktar üzerinden bononun icra takibine konulduğu, davacının bu miktarın dışında davalı bankaya başkaca borcunun olmadığı, davacının icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle hakkındaki takibin kesinleştiği, takip talebinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve senedin teminat senedi olması nedeniyle davacının kalan 75.000 TL’den dolayı borçlu olmadığı, bu miktar bakımından davacı icra tehdidi altında bulunduğundan davanın kabulü gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne davacının icra takibinden dolayı 09.09.2008 düzenleme tarihli 10.09.2009 vade tarihli bonoya istinaden davalıya 75.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu 09.09.2008 tanzim 10.09.2009 vade tarihli 100.000 TL bedelli bononun davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak verildiği keza davacının 25.000 TL bakiye kredi borcu kaldığı, bu borç nedeniyle teminata müracaat edilerek 100.000 TL tutarlı bononun 25.000 TL üzerinden takibe konu yapıldığı dosya içeriğinden sabit olduğu gibi tarafların ve mahkemenin de kabulündedir.
Davalı banka icra takibinde bono bedelinin tamamını istememiş, 25.000 TL asıl alacak üzerinden takibe girişmiştir. Bankanın fazlaya ilişkin hakkını saklı tutması, davacıya talep edilmeyen kısım için menfi tespit davası açma hakkı vermez. O halde, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.