Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2029 E. 2012/5795 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2029
KARAR NO : 2012/5795
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait otel için kaçak tahakkuku düzenleyerek takip başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine davalının İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açtığını, yargılama sonunda itirazın iptaline karar verildiğini, bu sırada müvekkilince ihtirazı kayıtla takip dosyasına 156.050 TL ödeme yapıldığını, bu arada itirazın iptaline dair mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma sonrası yapılan yargılamada dava konusu alacağın yargılama sırasında ödendiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalının kaçak ve revizyon tahakkuku uygulamasının haksız olduğunu, sayaçlara müdahale edildiğine dair bir rapor bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu Oteli Aralık 2001 tarihinden itibaren işletmeye başladığını, bozmadan sonra alınan ek rapor dikkate alındığında davalının müvekkilinden çok fazla tahsilat yaptığının anlaşılacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 28.07.2009 havale tarihli dilekçesiyle taleplerini 120.203,06 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının en son yaptığı ödeme tarihinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiğini, davacının borçlu olmadığını öğrendiği tarihin bozma kararının verildiği tarih olan 08.12.2005 olması karşısında alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ödemelerini ihtirazı kayıtsız yaptığını, kaçak ve revizyon tahakkukunun doğru olduğunu, bozmadan sonra alınan raporda davacının kaçak ve revizyon faturasından dolayı takip tarihi itibariyle 36.865,79 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilince bu rapora itiraz edilmesine rağmen mahkemece, takip konusu borcun ödenmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalının zamanaşımı derf’inin yerinde olmadığı, bozmadan sonra alınan rapordaki 36.865,79 TL tahakkuk yapılması gerektiği yolundaki tespitin doğru olduğu, davacının davalıdan 115.099,50 TL’nin istirdadını talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, toplam 115.099,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 50.000 TL’si için 08.01.2008 tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 28.07.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın ticari işler için öngörülen temerrüt faizinin tahakkuk ettirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı alacağı olarak belirtilen tutarın bir kısmı da işlemiş faiz alacağıdır.Mahkemece faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde tüm alacak tutarı üzerinden faize hükmedilmesi BK’nun 104/son maddesine aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.