YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5526
KARAR NO : 2012/9377
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
Davacı … vek. Av. … ile davalı … vek. Av. … arasında görülen dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.07.2010 gün ve 73/168 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 19.10.2011 gün ve 10852/12845 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2010 günlü kararı ile onanmış olup bu karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme talebi ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
Mahkemece takibe ve davaya konu bononun ihdas nedeninin malen olduğu bononun davacı yanca teminat olarak düzenlendiği, davalı yanca verilen nakit karşılığı düzenlenmiş olduğu savunması karşılığı çift taraflı talilin sözkonusu bulunduğu ve ispat külfetinin yer değiştirmeyip davacı üzerinde kaldığının kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, davacı vekili, vermiş oluduğu 02.05.2008 günlü delil listesinde salt davalı ticari defterlerine dayanmayıp 17 adet sırayla bildirdiği delillere dayanmıştır. Bu listenin verilmesinden sonra yargılamanın devamı sırasında 02.04.2009 günlü celsede mahkemece ispat külfeti üzerinde olan davacıya davalı yana yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davacı vekili yemin teklif etme hakkını kullanacağını beyan etmiştir. Bu aşamadan sonra 10.06.2006 tarihli celsede; davacı vekili, kendilerinin davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına münhasır delil olarak dayandıklarını bildirip müstahsil fişleri dışında başka delil’leri olmadığını beyan etmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davalı yanın başlangıçta davalı tarafın defterlerine münhasır delil olarak dayanmadığı ve özellikle yemin teklifi hatırlatıldıktan sonra münhasıran davalı defterlerine dayandığı, bu aşamada dahi sunmuş oldukları müstahsil makbuzlarını da delil olarak gösterdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece ispat külfetinin davacı yanda olduğu ve davacının başlangıçta münhasıran davalı defterlerine dayanmadığı gözetilerek toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirken ilamda yazılı gerekçelerle onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme istemini kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 2011/10852 esas, 2011/12845 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile red harcının istek halinde iadesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.