YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2187
KARAR NO : 2012/10179
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, faturaya dayalı komisyon alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin, davacı şirkete borçlu bulunmadığını, davacı şirket ile yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi takip konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı şirketle daha evvel yurtdışına yapılan tekstil ürünü ihracı sebebiyle iki kez çalışıldığını ve bu çalışmadan kaynaklanan komisyon ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere asıl ve ek bilirkişi raporuna göre davacının yurtdışı piyasalarından müşteri bulup, mal siparişi alıp, yurt içindeki firmalara imalat yaptırıp, bu malların ihracatına aracılık ettiği ve aracılık neticesinde malların satış faturası üzerinden %3-4 gibi oranlarda aracılık komisyonu aldığı, 27.10.2009 ve 21.01.2010 tarihindeki siparişlerin aracılık komisyonun davacıya ödendiğini ancak dava sonraki siparişlerle ilgili davacının üzerine düşen edimini yerine getirdiği, karışılığıda düzenlenen iki adet toplam 1.636,74 TL’lik faturanın davalıya gönderildiği, yasal süresinde itiraz edilmeyen faturaların bedelinin ödenmediği, davalının fatura bedelleri kadar borçlu olduğu, davalının takiple temerrüde düşürüldüğü, alacağın likit takibe itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili temyizine cevap dilekçesinde hükmü kendi yönlerinden bozulmasını istemiş ise de, temyiz harcı yatırmadığı gibi dilekçesi temyiz defterine de kaydedilmemiş olduğundan, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.