YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1590
KARAR NO : 2012/10074
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete plastik, sarı orangiza kaymaz bar tepsisi sipariş ettiğini ve bu malların 350 tanesinin 27.08.2009 tarihli, 1650 tanesinin 28.08.2009 tarihli faturalar ile ihraç edilerek müvekkili şirkete teslim edildiğini, malların müvekkil şirket tarafından teslim alındıktan sonra koliler içinde açılmadan 1 yıl kadar kullanılmadığını, koliler açılıp bakıldığında 1200 adet tepsinin bozuk olduğunun görüldüğünü, hiç kullanılmayan ürünlerin bozuk olduğunun davalıya bildirildiğinde kusurun kabul edildiğini, satın alınan 2.000 adet tepsinin 1200 adedinin kullanılamayacak durumda olduğunu, söz konusu tepsiler nedeniyle 6800 TL maddi zararı oluşan müvekkilinin bu zararının tazmin edilmesini davalıya ihtarnameyle bildirdiği halde taleplerine yanıt alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 6800 TL ‘lik kısmının 17.07.2009 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında yapılan ticari alım nedeniyle, belirtilen malların 27.08.2009 ve 28.08.2009 tarihlerinde satıldığını, malın satımı konusunda korunma ve yıkanmaya ilişkin gerekli uyarıların ürünlerin altında yer aldığını, dava konusu malların hiç bir şekilde ayıplı olmadığını, mallarda meydana gelmiş herhangi bir ayıp var ise bunun sorumlusunun davacı olduğunu, alım satımdan itibaren 2 yıl geçtiğini, davacının malları sakladığı deponun koşullarının bilinmediğini, BK’nın 207. maddesi gereği ticari satımdan doğan iş bu davanın 6 aylık süre içinde açılmadığından zamanaşımı def’inde bulunduklarını, ayrıca davacının TTK’nın 25/3. ve 4. maddelerinde belirtilen 2 ve 8 günlük süreler içinde muayene ve ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, kaldı ki davacının ayıp ihbar bildirim tarihi olarak iddia ettiği 17.07.2009 tarihinin davaya konu malların satışına ait fatura tarihlerinden önceki bir tarihe ait olduğunu ve bu tarihte bir bildirim alınmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; Dava konusu alım- satıma konu malın alıcı tarafından teslim alınma tarihlerinin 27.8.2009 ve 28.8.2009 tarihleri olarak belirtildiği ve teslim tarihleri konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 gün süreler içinde ayıp ihbarında bulunulmayıp, bu süreler geçtikten sonra …Noterliğinin 23.12.2010 gün ve 42964 sayılı ihbarı ile ayıp ihbar yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.