Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1369 E. 2013/5358 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1369
KARAR NO : 2013/5358
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin radyoloji doktoru olup, davalı şirketin davadışı hastanede hastaların MR’larını çekerek tetkiklerini yaptığını, yanlar arasında varılan anlaşma uyarınca müvekkilinin davalı şirketin çektiği MR’ları rapor haline getirmiş ise de verilen bu hizmet bedelinin ödenmediğini, müvekkilince başlatılan takibin davalı borçlunun itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin davamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacının ortağı ve müdürü bulunduğu davadışı…… Ltd. Şti. arasında MR filmlerin raporlanmasına dair anlaşma olduğunu ve böylece davacının davada husumet ehliyeti bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının ortağı ve müdürü bulunduğu davadışı…… Ltd. Şti’yle davalı şirket arasındaki anlaşma uyarınca davalı şirket tarafından çekilen MR’ların davadışı şirkete ait doktorlar tarafından raporlanması işinden kaynaklanan uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu anlaşıldığından ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca “Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümler uygulanır.” denildiğinden uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Somut olayda davacı Dr. olup, dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarından davadışı…… Ltd. Şti.’nin ortağı olduğu anlaşılmakta ise de Ltd. Şirket ortağı olunması o kişinin tacir olması için tek başına yeterli değildir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp 6100 sy. HMK 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.