Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4376 E. 2012/9905 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4376
KARAR NO : 2012/9905
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili bankanın … Şubesi ile asıl borçlu … arasında 05.09.2007 tarihli içerisinde tarım destek kredisi bulunan 25.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden adı geçene kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kredi hesabının kat edilerek ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle … İcra Müdürlüğünün 2009/10054 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, zira davalının, maliki olduğu taşınmaz üzerinde …’ın kullanacağı kredinin teminatı olarak banka lehine 35.000,00 TL bedelli ipotek tesis ettirdiğini, genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalının ayrıca kredi sözleşmesinden doğan borcun teminatı olarak gayrimenkul ipoteği vermiş olduğundan müşterek borçlu ve müteselsil kefil hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takip yapılması olanağının mevcut olduğunu, birlikte yapılacak bu takiplerin mükerrerlik oluşturmadığını ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazın 25.000,00 TL asıl alacak, 2.317,80 TL işlemiş faiz, 115,89 TL BSMV yönünden iptaline ve takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı bankanın … şubesi ile asıl borçlu … arasında tarım destek kredisi adı altında 1 yıl vadeli tüketici kredisi imzalandığını, kendisinin de bu kredinin teminatı olarak adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirdiğini, ayrıca kredi 1 yıllık olduğundan sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kredinin süresi dolduğunda borçlunun bankayla yeniden anlaşarak ödeme yaptığını ve kredi süresini bir yıl daha uzatarak yeniden kredi sözleşmesi imzaladığını, bu yeni kredi sözleşmesinde kendisinin imzasının bulunmadığını, imzası bulunan eski kredi sözleşmesinin fesholduğunu, asıl borçlu tarafından tüketici kredisinin ödenmemesi sebebiyle davacı yanca ipoteğin paraya çevrilmesi ve asıl borçluya karşı takip yapılması yoluna gidilmesi gerekirken davacının usulsüz olarak aleyhinde ilamsız takip yaptığını bildirerek davanın reddine ve davacının % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının 05.09.2007 tarihli 25.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ayrıca sözleşmeye istinaden kullandırılan kredinin teminatı olarak da kendisine ait taşınmazı 35.000,00 TL limit üzerinden ipotek olarak verdiği, ipotek akit tablosunda ipoteğin aynı zamanda kefil olan davalının bankaya karşı olan kefaletinin de teminatı olarak verildiğinin belirtildiği, İİK.’nın 45. maddesi uyarınca davalı hakkında öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiği, bilirkişi raporuna göre banka alacağının toplam 27.664,38 TL olduğu ve ipotek limiti altında bulunduğu, bu itibarla davaya konu takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine, ayrıca başlatılan takipte davacının haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilemediğinden davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.