YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6251
KARAR NO : 2012/13738
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davadışı …’in keşidecisi, müvekkilinin lehtar ve cirantası bulunduğu 150.000 TL tutarlı bononun ciro yoluyla hamil sıfatını taşıyan alacaklı davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takibe konu edildiğini, ancak senette ciranta olarak yer alan müvekkiline karşı takip yapılabilmesi için davalı hamil tarafından protesto çekilmesi gerektiği ve bu zorunluluğun yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle takibin müvekkili yönünden iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince takibe dayanak yapılan bonoyla ilgili protesto çekilmesinin davacı ciranta aleyhine takip başlatılmasının bir şartı olmadığını kaldı ki, davacı aleyhine takip öncesinde ihtarname de keşide olunduğu halde davacının ne bu ihtara ne de ödeme emrine itiraz etmeyerek takibin kesinleştiğini, kötü niyetli şekilde davanın ikame olmadığını bildirerek, davanın reddine ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davacı iddiasının takip hukukuna ilişkin olup davacı tarafın takibin iptaline yönelik talebinin İİK 170/a maddesi uyarınca şikayet yoluyla icra mahkemesine yapılması gerektiğinden ve böylece dava şartı eksikliği nedeniyle mahkemenin görevsiz bulunduğundan bahisle davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 72.maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Yerel mahkemenin kararına gerekçe yaptığı Dairemizin 10.04.2006 tarih 2005/9948 esas, 2006/3742 karar sayılı ilamında “davacının talebinin ödememe protestosu keşide edilmediğinden kambiyo hukukuna göre takip hakkını kaybeden hamilin kambiyo senetlerine mahsusu haciz yoluyla takip hakkının bulunmadığı ve talebin takip hukukuyla ilgili olduğu” açıklanmıştır. Somut olay bakımından ise davacı tarafın talebi takip hukukuna ilişkin olmayıp maddi hukuk yönünden davaya konu senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. O halde mahkemenin gerekçesinde belirtilen içtihadın somut olay bakımından emsal olamayacağı açıktır. Bu durum karşısında mahkemece işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.