YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15967
KARAR NO : 2013/2390
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında “bayilik” sözleşmesi çerçevesinde ticari ilişki bulunduğunu, davalının 25/11/2008 tarih, 191613 ve 19/08/2008 tarih, 420537 nolu sevk irsaliyeleri ile davalı tarafa iade edilen (şişe- kasa- palet vs gibi) depozitolu malların iade bedeli tutarı olan 7.380,00 TL iade bedel tutarı ile, 7.081,00 TL iskonto bedellerini ödemediğini belirterek, toplam 14.461,00 TL alacağın, 27/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, dava konusu faturanın müvekkili tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini, ayrıca davacı şirkete sözleşmede belirtilen iskontoların uygulanmış olmasına rağmen yeniden talep edilmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, usulüne uygun tutularak açılış- kapanış tasdikleri yaptırılan davacı şirket defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının bu defterlerin aksini ancak yazılı delille kanıtlayabileceği, belirtilen nitelikte bir delil sunulmadığı, 7.379,25 TL faturaya dayalı iskonto bedellerinden, sözleşmeye göre KDV eklemeleri çıkarılarak yapılan hesaplamada alacağın 7.186,44 TL olduğunun tespit edildiği, yine bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 4.500,00 TL plastik kasa ve 2.400,00 TL depozito alacağı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.086,14 TL alacağın 27/01/2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, hükmedilen bedelin davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması yazım hatası niteliğinde olduğundan HUMK’nun 459. maddesi uyarınca mahkemece her zaman düzeltilebileceğinden ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı, davalı ile aralarındaki bayilik sözleşmesine istinaden depozitolu malların iade bedeli ve ödenmeyen iskonto bedeli alacağının bulunduğunu belirterek alacak davası açmış, mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasında bayilik sözleşmesi olduğu ve bu sözleşme uyarınca depozito bedeli ödendiği ve iskonto bedellerine ilişkin faturaların tanzim edildiği ve tarafların defterlerinde buna ilişkin kayıtların bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme birbirinden farklı değerlendirmeler ihtiva eden bir bilirkişi tarafından hazırlanmış raporlara itibar ederek kabul kararı vermiştir. Bilirkişi raporları yeterli inceleme ve değerlendirmeyi ihtiva etmediğinden hükme esas alınacak nitelikte değildir. Yeniden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan tarafların defterleri, sözleşme ve faturalar üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının talep miktarı da gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.