YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2692
KARAR NO : 2012/5731
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/17935 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2010/3052 sayılı Talimat dosyasında yapılan 02.07.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu işlenmek üzere borçluya bırakıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun adresinde yapılması nedeni ile mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, karinenin aksini kanıtlamakla yükümlü olan üçüncü kişinin, haczi konu derileri Bakü firmasından satın aldığını ispatlayamadığını, bunların nakliyesini yapan firmanın düzenlediği faturada mal bedelinin yazdığını, teslim aldıktan iki ay kadar sonra mahcuzun işlenmek üzere borçluya teslim edilmesinin bozulma riski nedeni ile olağan kabul edilemeyeceğini, muvazaalı işlemler yapıldığı belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, İİK’nun 97/a
maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu fatura, sevk irsaliyesi ve gümrük kayıtlarına göre mahcuzları Azerbeycan’dan ithal ettiğini kanıtladığı, işlenmesi için takip borçlusuna bırakıldığı sırada haczedildiği, tazminata ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz borçlunun faaliyet adresinde yapıldığından, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi, borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksini ispat etmekle yükümlü olan üçüncü kişi, hacze konu derileri yurt dışından ithal ettiğine dair gümrük beyannamesi, fatura, dava ve takip dışı bir şirket ile yaptığı satım sözleşmesi gibi delillere dayanmaktadır.
Ne var ki 26.04.2010 tarihli sevk irsaliyesi ve aynı tarihli faturanın Küçükaliler Taşımacılık …nin ticari kayıtlarında da yer alıp almadığı, bununla ilgili ödemenin ne şekilde yapıldığı belirlenmemiştir. Anılan irsaliye ve fatura gerçek değilse, bu durum davanın reddini gerektirecektir. Eğer gerçekse bu kez sunulan irsaliye, fatura ve gümrük beyannamesinin mahcuzlarla uyumlu olup olmadığının tespiti için alanında uzman bilirkişi refakatinde yerinde keşif incelemesi yapılmalıdır.
Mahcuzların gerçekten de ithal edilmiş deriler olduğunun belirlenmesi de yeterli olmayıp, bu kez muvazaa savunmasının araştırılabilmesi için davacı ve borçlunun ticari sicil ve vergi kayıtları getirtilerek faaliyet alanları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, gerekirse mahallinde kolluk aracılığı ile de inceleme yaptırılmalıdır. Borçlu fason imalat yapan bir firma değilse ya da davacı kendi faaliyet alanına giren bir konuda mahcuzları borçluya bırakmışsa bunun nedenleri üzerinde durulmalı, iki şirketin ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak aralarında süregelen bir fason iş ilişkisinin olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer yandan ithal edilen derinin iki ay gibi bir süre ile bekletilmesinin ticari yaşam içinde olağan kabul edilip
edilemeyeceği, bozulma riski yaratıp yaratmayacağı konuları da yöntemince araştırılmadır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 7.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.