Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/348 E. 2013/5853 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/348
KARAR NO : 2013/5853
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca toplam 12.408,20 TL borcunu ödemediğini, bu konuda çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin İzmir’de ikamet ettiğini ayrıca sözleşmenin de İzmir’de imzalandığını ve sözleşme konusu prefabrik fabrika binasının da İzmir’de bulunduğunu, tüm bu nedenlerle İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin kira borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen herhangi bir sigorta poliçesinin de olmadığını, kiralama konusu binanın müvekkilince 11.03.2011-25.08.2011 dönemi için müvekkilince sigortalattırıldığını ve bunun davacıya bildirildiğini, davacının itiraz etmediğini, davacının 3.954,73 Euro sigorta prim alacağının yasal dayanağının bulunmadığını, sözleşmenin 36. maddesindeki “… fortisin belirleyeceği sigorta şirketine sigorta ettirecek…” hükmünün BK 19,20, MK, 2 maddeleri ile Borçlar Hukukundaki genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin 1.500 TL prim ödeyerek yaptırdığı poliçeye davacının 8.000 TL talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıdan 225,50 TL ve 3.325,15 Euro sigorta prim alacağı bulunduğundan davalının bu miktarlara yönelik itirazının iptaline ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, bir kısım sözleşme alacağı ile sigorta prim alacağının tahsili için başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptalini istemiş, davalı ise finansal kiralama konusu malın kendilerince sigortalattırıldığını, bunu davacıya bildirdiklerini, davacının itiraz etmediğini, bu nedenle sigorta prim alacağının talep edilemeyeceğini savunmuştur. Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde, davalının yaptırdığı sigorta poliçesinin içerik olarak sözleşmeye uygun olmadığını, bu durumu düzeltmesi için davalıyı uyardıklarını, ancak davalının bu isteklerini yerine getirmediğini bildirmiştir. Mahkemece anılan bu iddia ve savunmalar üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi davalının davacıya karşı sigorta prim borcunun doğması için ortada düzenlenmiş ve geçerli bir sigorta poliçesinin bulunması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan dava kısmen reddedildiği halde yargılamada kendisini vekil aracılığıyla temsil ettiren davalı yararına reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesi kabul şekli itibariyle bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.