YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8579
KARAR NO : 2012/13021
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekilleri ;Bandırma 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3613 E. Sayılı dosyasında,müvekkilleri aleyhine murisi …’ın borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, malvarlığı üzerine haciz konulduğunu, alacaklının 25.03.2009 tarihinde müvekkiline ödeme emri gönderilmesini talep ettiğini, fakat müvekkilinin 09.04.2008 tarihinde Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/8 özel kütük no sayılı dosyası ile mirası reddettiğini, buna ilişkin belgeyi icra dosyasına ibraz ettiğini belirterek, müvekilerinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına usulüne uygun olarak tebligat yapılmış,davalı cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının murisinin keşidecisi olduğu kambiyo senedine dayalı olarak davalı tarafından davacı muris aleyhine takip yapıldığı, takip aşamasında davacı murisinin vefat ettiği, bunun üzerine davalı alacaklı tarafından mirasçılar aleyhine takibe devam edildiği, mirasçı olan davacının murisin mirasını reddettiği, dolayısıyla murisi …’ın borçlarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,davacının Bandırma 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/3613 E. Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacı borçlunun mirası reddetmesine rağmen alacaklının takibe devamı nedeniyle alacaklının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının temyizi aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatına yöneliktir. Menfi tespit davasında davanın kabulü halinde davacı-borçlu lehine tazminata hükmedilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Davalı-alacaklı takibinde haksız ise de, kötü niyetli olduğunu gösteren inandırıcı delil sunulmamıştır. Mahkemece bu yön gözetilerek tazminat talebinin reddi gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün fıkrasının %40 tazminata ilişkin (2) nolu bendinin hükümden çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekilde ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.