YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3867
KARAR NO : 2012/10028
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Ayakkabı Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, 15.327,65 TL kredi alacağının tahsili, 2.000 TL’nin depo edilmesi için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı bankanın dava dışı şirketle yaptığı kredi kartı sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını bu nedenle müvekkilinin borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya konu borç hakkında herhangi bilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … davaya konu borcun davacıya ödenip ibraname alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalıların … İcra Müdürlüğü’nün 2011/325 sayılı dosyasında icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin 10.918,94 TL ile 2.000 TL gayri nakit teminatı üzerinden devamına, davacının % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka ve davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta da değildir. Bu nedenle, mahkemece davacı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri göz önüne alınmak suretiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacak bulunmalı ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarı ödemeler varsa tenkis edilerek saptanmalı, kefillerin kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilip, ayrıca davalı kefillerin çek bedellerinin depo edilmesinden dolayı sorumlu tutulup tutulmayacakları da değerlendirilip, B.K.’nun 104/son maddesi de dikkate alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka ve davalı … yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.