YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8126
KARAR NO : 2012/14904
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 31.01.2007 tarihli yazılı ve fotoğraflı haber yayını sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme ile müvekkili şirketin internet vasıtasıyla yaptığı haber servisini davalı şirkete abonelik yolu ile kiraladığını, davalının, abonelik ücretinin bir kısmını ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmediğini, takip dayanağı faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 16.10.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının takip dayanağı yaptığı faturaların tek başına taraflar arasındaki edimin davacı tarafından yerine getirildiğini ispatlayamadığı, kaldı ki faturaların da usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmediği, hatırlatılan yemin teklif hakkının davacı yanca kullanılmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, davacının edimini yerine getirmediğinden borçlu olmadığını savunmuştur. Hükme esas alınan 16.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda davacının sözleşmeye dayalı edimlerini yerine getirdiğine dair herhangi bir belge sunmadığı ve bu nedenle alacağı bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili söz konusu rapora itirazında müvekkili şirketin hazırladığı ve hizmete sunduğu haberleri davalı şirketin gazetesinde kullandığına ilişkin belgeler sunmuştur. Ayrıca davalı aleyhine açılan Kocaeli Asliye 3.Ceza Mahkemesinin 2008/362 Esas 2009/690 Karar sayılı 18.11.2009 tarihli, taraflar arasında haber alma sözleşmesinin geçerli olması nedeniyle müştekiye ait eserleri sanığın yayınlaması eyleminin suç teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı şirket yetkilisinin beraatine karar verilmesine ilişkin mahkeme kararının örneğini ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, ceza mahkemesi kararı ve davacının sunmuş olduğu haberlere ilişkin belgeler üzerinde durulup değerlendirilmesi ve gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden davacı itirazları da gözetilerek rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.