YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12617
KARAR NO : 2012/5632
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda tam kusurlu olarak davacıya ait araçta hasara neden olduğunu ve hasarı tespit ettirdiklerini, davalının hasar bedelinin bir kısmını tali kusur bulunduğu gerekçesiyle karşılamadığını ileri sürerek, bakiye 3.500,00 TL.nın davacı tarafından ilgili servise ödemenin yapıldığı 11.8.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline ve mahkeme tespit giderinin de faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, poliçe limiti ile sorumlu olduklarını ve davacıya ödeme yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 3.500,00 TL. nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının davadan önce temerrüde düşürülmemiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulmuş ise de dava dilekçesiyle talep edilen miktarın tamamının kabulüne karar verilmiş olup, tespit dosyası masrafları dava konusunu oluşturan miktardan ayrı olarak yargılama giderleri
şeklinde talep edilmiş ve mahkemece tespit masrafı, yargılama giderlerine ilave edilmiştir. Bu durumda, mahkemece hüküm fıkrasında davanın kabulü şeklinde hüküm kurulması gerekirken “kısmen kabul” şeklinde hüküm kurulması ve red edilen kısım varmış gibi davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin birinci satırındaki “kısmen” ibaresi ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendindeki “davacının fazlaya dair isteminin reddine” ibarelerinin ve hüküm fıkrasının davalı yararına vekalet ücretine ilişkin olan (5) nolu bendindeki “davanın kısmen kabulüne karar verildiği gözönünde bulundurularak 550,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.