YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9024
KARAR NO : 2012/15254
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı yanca aleyhine bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, boşanmış olduğu eşi Ayhan Yaz’ın borcundan dolayı evine hacze gelindiğini, baskı ve tehdit yoluyla takibe konu bononun alındığını, davalı şirket ile hiç bir mal alışverişinin olmadığını ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun baskı ve tehdit yoluyla alınmadığını, bilakis taraflar arasında 27.04.2010 tarihli bir adet protokol düzenlendiğini ve bu protokol kapsamında bononun verildiğini, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, taraflari arasında düzenlenen 27.04.2010 tarihli protokol uyarınca bononun alındığı, davacının iddialarını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı yanca teklif olunan yeminin davalı şirket temsilcileri tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine ve koşulları oluşmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirket tarafından, davalının eski eşi olan dava dışı Ayhan Yaz hakkında girişilen icra takibinde davacı …’ın evinde yapılan haciz sırasında düzenlenen 27.04.2010 tarihli haciz tutanağında, davacının borcu kabul edip ödemek için süre talep ettiği ve taraflarca imzalanan aynı tarihli protokol ile iş bu menfi tespit davasına konu bononun davacıdan alındığı görülmüştür. Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı davacının borcu kabul beyanı ve protokol, ihtiyati haciz kararının infazı nedeniyle yapılan ilk haciz sırasında gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz sırasında verilen bononun manevi cebir altında düzenlendiğinin kabulü gerektiğinden, mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı degerlendirmeler ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.